Dilimin ucunda bin sitem Gecenin rengine bürünmüş hüznüm Aldırmıyorum havadaki ayaza. Susmak bilmeyen bir ses var içimde çıglık çıglıga Diyorum bir asude haline bürünmelisin kalbim. Sakinleşmelisin. Çok degil mi bu keder sana. Yeter artık gülmelisin Akıt içindeki zehri yavaşca Aslında bilirim Mecalin yok senin de bu derdi anlatmaya...
Yine sana yazıyorum. Yine seni yazıyorum. Sensizliği satırlara kazıyorum. Bir mevsim daha vedaya hazırlanıyor yoklugunda. Tutunmaya çalıştıgım hayat avuçlarımdan kayıyor. İçimde küçük bir kız çocugu var. Kaybolan hayallerine aglıyor. Gün be gün devleşiyor yalnızlığım. Gün be gün tüketiyor...
42- Allah'ı sakın zulmedenlerin yapmakta olduklarından habersiz sanma, onları yalnızca gözlerin dehşetle belireceği bir güne ertelemektedir. (İbrahim suresi/42)
ahteslimiyet kardeşim başlatılan mim hareketinden beni haberdar ettiğiniz için teşekkürlerimi sunuyorum. Rabbim razı olsun inşAllah. Yüreğini satırlara aktaran
sonsuznurr ferahhfeza hasrettetutsak
kardeşlerimin Filistin'e dair söylecek sözleri olduğundan emin olduğum için kalemi onlara bırakıyorum...
Zalim çevirmiş silahını mazluma doğru , Bir çocuk Ebi diye bağırıyor kan kokan sokaklar da. Anne ağıtları sarıyor yeryüzünü. Bir anne değil, bin anne ağlıyor.
BEN SUSUYORUM...
Kudüs sessiz, Kudüs sözsüz, Kudüs sanki yetim ve öksüz...
Sevdaları büyüktü. Hak ve hakikati anlatmak içindi çabaları. Ne gözyaşları sahteydi ne aşkları. Öfkelerinde dahi edep vardı.Melekler kıskanırdı.
Elbet acırdı yürekleri ve kanardı yaraları ama dost kusuru görmez, duymazlardı. Hancı gibi yaşamadı onlar. Dünya yükü sırtlarında kambur olmadı.
İsyan yoktu dillerinde. Ahları ve şikayetleri yoktu. Bir hurmayla bile gözleri ve mideleri toktu. Başlarında yastıgı, uyumak için yatakları olmasa da onlardan huzurlusu yoktu.
Yardım isteyene uzanan elleri vardı. Tebessümleri , selamları ve Arş'ı titreten duaları vardı. Riyadan uzak namazları vardı.
Yıldızları kucaklamış saçların anne, Bugulu gözlerin uzak diyarlara bakıyor. Ve nasırlı ellerini kaldırmışsın semaya İçinde tükenmek bilmez bin umutla. Anne, gidenler dönmez demiştin bana. Şimdi kimin dönüşünü beklersin. Kimdir gelmesini istediğin. Kimdir böylesi özlediğin. Sevdalarımı getirdim sana anne, Dualarımı getirdim. Gençliğimi, nefesimi, sesimi getirdim. Gülüşlerim sende kalmalı anne, Ben hüznünü almaya geldim. Şimdi bana anne şefkati gerek. Bana sen gereksin. Küsmelerim yok artık. Ve çocuksu hırçınlıklarım. Bak heybeme ne doldurdum. Keşkelerim ve pişmanlıklarım. Anne, Ben senden binkez gittim ama, Sen benden hiç gitme…